Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Garip Bir Yapışma Vakası

“Garip bir yapışma vakası…” diyerek günlüğüne not düşmüştü doktor. Açıklanamayan şeylerin açıklanamazlığını açıklamak için hep kullanılan garip nitelemesi belki de hiçbir muammaya bu kadar uymamıştı. Kasabanın üzerine çökmekte olan bu lanetten önce garip sözcüğünün tüm garipliğine rağmen yine de bilinir, aşina bir tarafı, bir sınırı vardı bana göre. Fakat o olaydan sonra garipliğin sınırının havsalamızın çok ötelerine vardığı, garip bir şekilde akıllara kazınacaktı. İnsanların kendilerinin yarattığı karmaşanın basit sonuçlarını tanımlamakta kullandıkları bu niteleme, artık yeni bir anlam kazanmıştı. Bu vakanın hikayesini anlatmak bana düştü. Çünkü ruhumun derinliklerinde yaşanan olaydan kendimi sorumlu tutan bir taraf hep var oldu. Bu duygunun veya saplantının nedenini açıklayamam ama garip şekilde içimde varlığını sürdürdüğünü itiraf etmeliyim. Belki de ilk defa bende ortaya çıkmasıydı bu vakanın gizli suçluluğunu ruhuma yapıştıran. Fakat ben böyle bir cezaya çarptırılabilecek son i…

Sevgili Oğlum

Sevgili Oğlum Ahmet Ferid,  Evden ayrılalı fazla bir zaman geçmedi. Fakat geçen bu kısa zaman, bana hayatımdaki yerinin büyüklüğünü göstermeye yetti. Evden bu kısa ayrılışın, sende nasıl duygular uyandırdığını bilemem. Umarım ki geleceğe dair kurduğun hayallerin, ideallerin ve planların yanında bana mütevazı bir köşenin ötesinde yer ayırmıyorsundur. Kurduğun büyük hayallerin arasında bana vereceğin mütevazı, küçük bir yere inan seve seve razıyım. Sakın bu dediklerimi senden vazgeçtiğim şeklinde yorumlama. Ya da duygularını yokladığında bu kısa ayrılışın sende bendekine benzer sarsıcı bir etki uyandırmadığına bakarak sevgimin karşılıksız kaldığını düşünüp de mahcup olmayasın. Baba oğul ilişkisinin gözlerden uzak doğasındaki gizli bir gerçektir bu. Ben geçmişi temsil ederken sen geleceği temsil etmektesin. Ben yüzümü sana döndürmüşken sen yüzünü, olması gerektiği gibi, geleceğe döndürmüş bulunmaktasın. Hiçbir baba oğlunun kendisine takılıp kalmasını, öteye geçmemesini arzu etmez. Babal…

Sen Kimsin?

Resim
Asırlık sokağın taş kaldırımında, aksayan ayaklarının çıkardığı ahenksiz seslere, sadece çöp bidonlarında süren ziyafet telaşının sokaktaki yankıları eşlik ediyordu. Güneşin batmasıyla hızla tenhalaşmaya başlayan şehrin bu yanında, bu saatte, çöp bidonu kapağının keskin tıngırtısı, ötekileri kovmak için havlamalar, öfkeli hırıltılar, kedi çığlıkları ve tıslamalarından başka ses duyulmazdı. Kaldırımda telaşla dağıtılan çöp poşetinden kurtulan bir teneke kutunun koşan bir haykırış gibi sokağın üst başından başlayan tıngırtısı, gecenin ürkek sakinlerini susturarak süren ziyafete ara verdirdi. Başlar kaldırıldı, kulaklar dikildi, hava koklandı ve rutinin egemenliğinin sürdüğüne karar verildi. Tıngırtı daha sokağın alt başında içli bir hıçkırığa dönüşüp kaybolmadan, ziyafete geri dönülmüştü. Şehrin görkemli, kalabalık ve hiç uyumayan yeni semtleri ile bu eski, dingin ve tenha sokağın kaderleri her şeyi sıradanlaştıran bilincimizin münzevi mabedinde aynı elle yazılmıştı. İster ürkek sakinle…

Hüzün

Resim
Hüzün, duyguların en asilidir. En ağırbaşlısı, en zor bulunanı ve en önemlisi elde tutulması en zor olanıdır. Söz gelimi acı diyelim, sorar mı insanın yüreğini yakmak için, izin alır mı, gelince gitmesini bilir mi? Ya öfke, biz mi gelsin isteriz? Gelir mantığımızı esir alır pek çok hatayı, utancı yaşattıktan sonra geride bir gönül, çoğu zamanda insan enkazı bırakarak gider. Neşeye bakalım. Peşinden koşarız bulup sahip olmaya çalışırız, bulduğumuzda doyunca yaşarız ama hayatı inkâr ederek, onu yapaylaştırarak, hakikati ve hakikat algısını yok saymak pahasına ulaşırız ona. Nefret, bencillik, kin gibi duygular ise artık hüznün yaşayamayacağı kadar çoraklaşmış, kurumuş ve dahi çölleşmiş gönüllerde var olabilen yegâne duygulardır. O gönüller artık hüzünlenemeyecek gönüllerdir. O gönülleri hüzünlendirmek çölde karanfil yetiştirmek kadar zordur. Ne büyük bir kayıptır bu. Hüzün ise ne teslim olur havailiğe neşe gibi ne de karanlığa keder gibi. Hayat serüvenin başı ile sonu arasında en anlamlı…